Mevlid Merasimleri ve Okunuş Şekli

Mevlid çeşitli vesilelerle okutulmuş ve okutulmaya da devam edilmektedir. Özellikle kandil gecelerinde ve Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in  doğum günü olan Mevlid kandilinde özel merasimler düzenlenerek ülkemizde ve birçok İslam ülkelerinde okutulmaktadır.

Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in  doğum yıl dönümü dolayısıyla Mevlid okutulması ve şenlikler tertip edilmesi bir ara bazı ülkelerde resmiyet kazanmıştı. Bugün de Mısır ve Mağrib memleketlerinde Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in doğum günü resmi bir bayram olarak kutlanmaktadır. Bizde de 1910 yıllarında Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in doğum günü, dini ve milli bir gün olarak resmi bir bayram haline gelmişti. Daha önce Sultan II Mahmud zamanında Mekke’de resmen Mevlid töreni tertip ediliyordu.

Mevlid okutulması ve Mevlid merasimlerinin düzenlenmesine karşı çıkanlara birçok Ehl-i Sünnet alimi; bu itiraz edenlere kuvvetli delillerle cevaplar vermişler hatta bu hususta müstakil eserler dahi kaleme almışlardır. Burada birkaç rivayete yer vereceğiz. Bu konuda Gaziantepli Muhammed Bilal Nâdir (Bilâl Baba) ve Muhammed Hilmi Kutlubay hazretleri kitaplarında, Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in Mevlidine karşı olanlara ayet ve hadislerle cevaplar vermişlerdir. Onların Mevlid hakkındaki yazıları aşağıda yazılmıştır.

Suyuti, Beyhaki’nin Enes (Radiyallâhu anh)’den naklettiği şu rivayeti kaydetmektedir: Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem) nübüvvet devrinde kendisi için akika kurbanı kesmiştir. Dedesi Abdul-Muttalib’in onun doğumunun yedinci günü akika kurbanı kestiği biliniyordu. Akika’nın tekrarlanmaması esas olduğuna göre Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in kendisi için böyle bir kurban kesmesi Allah’ın onu “Rahmetenlil alemin” kılmasına karşı bir şükranın ifadesi manasına hamlolunur. Nitekim o kendi nefsine de salavat getirirdi. İşte bunun için onun doğum gününde toplantılar yaparak, ziyafetler çekerek, hayırlar ile Allah’a yaklaşarak şükran ve sevinçlermizi belirtmek bize müstecâb olur.[1]

İbn-i Abbas (Radiyallâhu anh)’dan rivayet olunduğuna göre: İbn-i Abbas (Radiyallâhu anh) Ebu Leheb’i rüyasında görmüş ve ne halde olduğunu sormuş, oda “Ben ateşteyim lakin her Pazartesi gecesi cezam hafifletiliyor demiş”, buna sebep olarak ta Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in doğduğunu kendisine müjdeleyen cariyesini azâd etmesini göstermiş. Ebu Leheb gibi küfür ve dalalet içinde ölen birinin Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in doğumu ile ilgili bir hatırası onun cezasını hafifletmeğe yararsa dolayısıyla Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in ümmeti onun doğum gününü şükran ve sururla kutlamakta haklı olur. (bk. Abdulganî Nâbulusî, ayn. Esr., s. 75)[2]

Mevlid okunurken Velâdet Bahrinde Peygamberimiz (Sallallâhu Aleyhi Vesellem)’in doğduğunu bildiren beyit okunurken “Doğdu ol saatte ol sultan-ı din, Nura gark oldu semâvat ü zemin” ayağa kalkılır ve ara duası yapılır.[3] Sonra Kur’an-ı Kerim okunarak ikinci kısma başlanır. Mirac’ın sonuna kadar okunur ve sonunda Kur’an-ı Kerim okunup dua edilerek Mevlide son verilir. Genellikle Mevlid cemiyetlerinde Mevlid okunurken zikrullah yapılır.

Mevlid toplantısında şerbet veya şeker dağıtılması ve gül suyu serpilmesi adettir. Anadolunun bazı yerlerinde helva kuru üzüm ve çörek cinsinden bazı şeylerde dağıtılmaktadır.


[1] N.Pekolcay, a.g.e, Dergah yay. Sayfa: 27-28

[2] N.Pekolcay, a.g.e, Dergah yay. Sayfa: 28

[3] Faruk Kadri Timurtaş, a.g.e, sayfa: XII

Bu yazı Giriş kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>